Epidemiyoloji
Atopik dermatit, çocukluk çağının en yaygın kronik inflamatuvar deri hastalığıdır. Gelişmiş ülkelerde çocukların yaklaşık %15–20’sinde, erişkinlerin ise %3–5’inde görülür. Sıklık özellikle son 50 yılda artış göstermiştir.
- Bebeklerde %60’ı ilk 1 yılda başlar.
- Hastaların yaklaşık %80’i 5 yaşından önce semptom verir.
- %40–60’ı erişkin döneme kadar tamamen düzelir.
- Kalan olgularda dönemsel alevlenmeler devam eder.
Kadınlarda biraz daha sık görülür. Şehirleşme, hava kirliliği, yaşam tarzı değişiklikleri ve batı tipi beslenme sıklığı artıran faktörler arasındadır.
Atopik dermatit yalnızca bir cilt hastalığı değildir; hastalarda alerjik rinit, astım ve gıda alerjileri gibi atopik durumlar sık görülür. Bu durum “atopik yürüyüş” olarak adlandırılır.
Nedenleri ve Risk Faktörleri
Hastalığın tek bir nedeni yoktur; genetik, immünolojik ve çevresel faktörlerin birleşimi söz konusudur.
- Genetik
En sık mutasyon filaggrin geninde görülür. Filaggrin, cilt bariyerinin bütünlüğünden sorumludur. Eksikliği transepidermal su kaybına ve alerjen geçişine yol açar. Eğer bir ebeveynde atopik hastalık varsa, çocukta risk %50’ye çıkar; iki ebeveynde varsa %80’e ulaşır. - İmmünolojik
Atopik dermatitte Th2 dominant immün yanıt hâkimdir. IL-4, IL-13, IL-31 gibi sitokinler kaşıntı ve inflamasyonda rol oynar. - Çevresel
Ev tozu akarları, polen, deterjan, sabun, sigara dumanı, stres, sıcaklık değişiklikleri, kıl/tüy ve enfeksiyonlar tetikleyicidir. Mikrobiyom:
Staphylococcus aureus kolonizasyonu sıktır ve hastalığı alevlendirir. - Mikrobiyom
Staphylococcus aureus kolonizasyonu sıktır ve hastalığı alevlendirir.
Oluşum Mekanizması (Patogenez)
Normalde cilt, dış etkenlere karşı güçlü bir bariyer oluşturur. Filaggrin eksikliği, cilt bariyerinde bozulmaya, su kaybına ve allerjenlerin kolay geçişine yol açar. Bu durum bağışıklık sistemini aktive eder.
Th2 hücreleri IL-4, IL-13 ve IL-31 üretir → inflamasyon başlar → kaşıntı ortaya çıkar → kaşıntı cildi daha fazla zedeler → bariyer daha da bozulur → inflamasyon artar.
Bu “kaşıntı-inflamasyon döngüsü” hastalığın kronikleşmesinde temel mekanizmadır.
Klinik Bulgular
- Kaşıntı: En temel belirtidir ve genellikle gece artar.
- Kuru cilt (kserozis)
- Eritem, ekskoriasyon, likenifikasyon
- Bebeklerde yanaklar ve gövde, çocuklarda dirsek ve diz arkaları, erişkinlerde el, boyun ve yüz sık etkilenir.
- Kronik kaşıma ikincil enfeksiyonlara yol açabilir.
Klinik tablo yaşa göre değişir: - İnfant dönem: Yanak, alın, gövde
- Çocukluk dönemi: Fleksural bölgeler (dirsek ve diz arkası)
- Erişkin: El egzaması, baş-boyun tutulumu
Tedavi Protokolleri
Tedavi basamaklı yapılır ve alevlenme–idame dönemleri farklı ele alınır.
a) Bariyer Onarımı ve Temel Bakım
- Cilt her gün ılık suyla duş sonrası 3 dk içinde nemlendirilmelidir.
- Sabun yerine sabunsuz yumuşak temizleyiciler kullanılmalıdır.
- Yünlü giysilerden kaçınılmalı, pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir.
- Ev ortamı nemli tutulmalıdır (50–55%).
b) Topikal İlaçlar
- Topikal kortikosteroidler: Alevlenmelerde ilk basamaktır. Bölgeye uygun potenste seçilir.
- Topikal kalsinörin inhibitörleri (takrolimus, pimekrolimus): Yüz gibi hassas bölgelerde uzun dönem kullanıma uygundur.
- Topikal JAK inhibitörleri (ruxolitinib): Yeni tedavi seçeneğidir.
c) Sistemik Tedaviler
- Orta–ağır olgularda dupilumab (IL-4/13 blokajı) birinci seçenek biyolojik ajandır.
- Tralokinumab (IL-13 blokajı) da onaylıdır.
- Siklosporin, metotreksat gibi immünsüpresifler kısa süreli kullanılabilir.
- Fototerapi (NB-UVB), yaygın olgularda etkilidir.
d) Enfeksiyon Kontrolü
- S. aureus kolonizasyonu varsa topikal veya sistemik antibiyotik eklenebilir.
- İkincil enfeksiyonlar iyi izlenmelidir.
Günlük Yaşam Önerileri
- Deriyi tahriş eden deterjan ve parfümlü ürünlerden kaçınılmalıdır.
- Kısa ve ılık duşlar tercih edilmelidir.
- Kaşıntıyı azaltmak için tırnaklar kısa tutulmalıdır.
- Nemlendirici kullanımı düzenli hale getirilmelidir.
- Stres yönetimi (nefes egzersizleri, yoga) destekleyici olabilir.
Özel Durumlar
- Bebek ve çocuklarda topikal steroid potensi düşük seçilir.
- Gebelikte güvenli ilaç seçimi önemlidir (ör. emoliyanlar, düşük potent steroidler).
- Astım ve rinit eşlik edebilir, multidisipliner yaklaşım gerekir.
PubMed Kaynakları
- Weidinger S, Novak N. Atopic dermatitis. Lancet. 2016;387(10023):1109-1122. PMID: 26377142
- Sidbury R et al. Guidelines of care for the management of atopic dermatitis. J Am Acad Dermatol. 2014;71(1):116–132. PMID: 24813302
- Bieber T. Atopic dermatitis. N Engl J Med. 2008;358:1483–1494. PMID: 18385500
- Brunner PM et al. Recent advances in understanding and managing atopic dermatitis. F1000Res. 2020;9:F1000 Faculty Rev-189. PMID: 32226447
Sonuç
Atopik dermatit yaşam boyu sürebilen ancak doğru cilt bakımı, tetikleyicilerden kaçınma ve güncel tedavi seçenekleriyle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Yeni biyolojik ve JAK inhibitörü tedaviler, orta–ağır olgularda yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmıştır.
LÜTFEN DİKKAT! Bu internet sitesi yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Sitede yer alan yazı, resim, video ve diğer tüm içerikler ön bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bu sitede yer alan bilgiler tanı veya tedavi amacıyla kullanılmamalıdır. Bu site üzerinden hiç bir şekilde gerçek bir muayene, teşhis ve tedavinin yerine geçecek sağlık hizmeti verilmemekte olup, teşhis ve tedaviler yerinde yapılmalıdır. Detaylı Bilgi için lütfen YASAL UYARI sayfamızı inceleyiniz. Bu konudaki tüm sorumluluk ziyaretçiye aittir.
